Svalbard Global Seed Vault: Yeryüzünün Tohum Bankası

İnsan faaliyetlerinden (sanayileşme, aşırı tüketim, v.b.) kaynaklanan altıncı kitlesel soy tükenimini (sixth mass extinction) şu anda yaşamakta olduğumuzu bazı bilim insanları vurgulamaktadırlar. Bu soy tükenimi çerçevesinde, geçtiğimiz yüzyıl içerisinde, yeryüzünde yetiştirilen bitki türlerinin ve bu türlerin tohumlarının %75’inin yok olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, gelecek nesillerin hayatta kalabilmesi için, en azından geride kalan bitki türlerinin devamlılığını sağlamak gerekmektedir.

Bu devamlılığı sağlayabilmek amacıyla Norveç’e ait olan Svalbard adlı takımada içerisinde bulunan Spitzberg adası üzerine Svalbard Global Seed Vault kurulmuştur. Türkçeye Svalbard Küresel Yer Altı Tohum Bankası[1] olarak tercüme edilebilecek olan bu yapı aslında karlı bir dağ içerisine yerleştirilmiş dev bir kasadır. Bu banka, küresel iklim değişikliğinden kaynaklanabilecek sorunlara veya herhangi bir felaket senaryosunun gerçekleşmesi olasılığına karşı (nükleer savaş, kuraklık v.b.) yeryüzünde bulunan bitki türlerinin tamamını şimdiden biriktirmeyi amaçlamaktadır. Bu depolama sayesinde, en azından teorik olarak, küresel iklim değişikliğinin veya yaşanabilecek olan herhangi bir felaketin boyutuna göre söz konusu tohumların tamamı veya bir kısmı söz konusu bankadan çıkartılarak kullanılabilecektir. Böylece insanlığın bir kısmı veya tamamı yok olmaktan kurtarılabilecektir.

Barents Denizi ile Grönland Denizi arasında bulunan Svalbard adasının konumu. ©Google Maps
Svalbard takımadası içerisinde bulunan Spitzberg (ya da Spitsbergen) adasının konumu. ©Google Maps

Banka içerisindeki tohumlar, oksijene maruz kalarak yıpranmamaları için, hava geçirmeyen kutularda -18°C sıcaklıkta muhafaza edilmektedirler. Banka toplamda 4,5 milyon adet tohum örneği[2] içerebilecek kapasiteye sahiptir. Günümüzde ise, yeryüzünün her yanından gelmiş olan, en azından 800.000 tohum örneğini barındırmaktadır.

Söz konusu yapının inşaatına 2006 yılında başlanmıştır ve yapının açılışı 2008 yılında gerçekleşmiştir. Yapının inşasını dönemin Norveç hükümetinin finanse ettiği söylenmektedir. Söz konusu bankanın güncel masrafları ise Global Crop Diversity Trust adlı bir uluslararası örgüt tarafından karşılanmaktadır.

Svalbard Global Seed Vault İle İlgili Sıkıntılar

Her ne kadar söz konusu banka “yeryüzünün kurtarıcısı olacak proje” gibi görünse de banka ile ilgili yaşanan bazı sıkıntılar ve proje ile ilgili akıllarda kalan birkaç soru işareti, bankanın bu imajının zarar görmesine neden olmaktadır.

Bu sıkıntılardan birincisi banka içerisine yerleştirilen tohumların birkaç asır sonra hâlâ ekilebilir veya kullanılabilir olup olamayacağı üzerine yaşanan tartışmadır. Çünkü kimilerine göre tohumların, her ne kadar optimal sıcaklıkta ve oksijensiz ortamda saklansalar da, birkaç asır sonra (hatta belki de on yıl kadar kısa bir süre içerisinde) yapıları bozulacaktır ve böylece bu tohumlar olası bir felaket anında hiçbir işe yaramayacaklardır.

İkinci bir sıkıntı bankanın bugün masraflarını üstlenmiş olan Global Crop Diversity Trust adlı uluslararası örgüte maddi destekte bulunan güç odakları ile ilgilidir. Söz konusu bankanın kuruluşunda ve bugün hâlâ maddi açıdan ayakta kalabilmesinde Monsanto, Bill & Melinda Gates Foundation, Rockefeller Foundation, Syngenta ve Bayer gibi dev şirketlerin ve derneklerin etkisi/katkısı vardır. Bugün Global Crop Diversity Trust’ın sitesinde Monsanto dışındaki [3] tüm bu kuruluşların adı “bağış yapanlar” listesinde geçmektedir.

Bu şirketlerden birisi İkinci Dünya Savaşı esnasında Almanya’nın meşhur gaz odaları için gaz üretmiş olan Bayer’dir. Diğer bir şirket Vietnam Savaşı’nda Amerikan ordusu için “Agent Orange” adı verilen kimyasal ilacı üreten Monsanto’dur.[4] Listede yer alan diğer bir kurum olan Rockefeller Foundation’ın kurucu ailesi ise zenginliğini günümüzde yaşadığımız küresel iklim değişikliğinin nedenlerinden birisi olan petrolün ticaretine borçludur.

Yani insanlığı aslında o kadar da önemsemeyen bu türden kurumların neden “insanlığı kurtarmak amacıyla” bu türden bir projeye yardımcı oldukları gerçekten de enteresan ve araştırılmaya değerdir. Kimi yazarlara ve araştırmacılara göre, temel amacı “tohum ticareti monopolünü fikri mülkiyet hukuku vasıtasıyla ele geçirmek olan” genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) uzmanı Monsanto, aslında söz konusu tohumların DNA örneklerini bu amacına yönelik kullanmayı düşünmektedir. Bankayı da temelde bu nedenden dolayı desteklemektedir. Ancak hem Monsanto’nun hem de diğer zengin gerçek ve tüzel kişilerin bu bankayı desteklemekteki amaçlarının kesin olarak ne olduğunu belirtmek güçtür.

Son sıkıntı küresel iklim değişikliğinin Spitzberg adasını ciddi oranda etkilemesidir. 2017 yılındaki bir habere göre bankayı, kalıcı buz tabakasının (permafrost) erimeye başlaması sonrasında, su basmıştır. Her ne kadar bitki tohumları bu su baskınından zarar görmemiş olsalar da ilerleyen dönemlerde tohumların küresel iklim değişikliğinden olumsuz etkilenmeyeceklerini kesin olarak söylemek maalesef mümkün değildir.

Sonuç olarak aşırı tüketim ile Dünya’nın sonunu getirdikten sonra Svalbard Global Seed Vault’tan gelecek tohumlara bel bağlamak yerine bir an önce aşırı tüketim odaklı yaşayış tarzımızı değiştirerek Dünya’nın sonunu getirmememiz en mantıklısı gibi görünmektedir.

 

[1] Tercüme resmî olmayıp yazının yazarına aittir.

[2] Bu sayı 4,5 milyon adet kutu anlamına gelmektedir. Her bir kutunun içerisinde aynı tohumdan yaklaşık 500 adet bulunmaktadır.

[3] Belki de Monsanto’yu Bayer aldığından dolayı söz konusu şirketin ismi bu listede yer almamaktadır.

[4] Agent Orange’ın Vietnam halkı üzerindeki etkisini daha iyi anlayabilmek için Google’a “Agent Orange legacy” yazarak görsellere bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.