Sentineller: Kuzey Sentinel Adası’nın Yabancıları Sevmeyen Sakinleri

Geçtiğimiz günlerde (Kasım 2018’de) Amerikalı Evanjelist bir misyoner olan 27 yaşındaki John Chau’nun Sentineller’i Evanjelist yapabilmek için gizlice Kuzey Sentinel Adası’na gittikten sonra bu özerk kabile tarafından oklanarak öldürülmesi, Sentineller’i dünya gündemine taşımıştır. Bu yazı, Kuzey Sentinel Adası’nın yerleşik kabilesi olan Sentineller hakkında bilinen bazı bilgileri sizinle paylaşmayı amaçlamaktadır.

Bengal Körfezi’nde bulunan ve Andaman ve Nikobar Adaları’nın bir parçası olan yaklaşık 60 kilometrekare büyüklüğündeki Kuzey Sentinel Adası’nın avcı-toplayıcı kabilesi Sentineller[1] hakkında günümüzde çok az şey bilinmektedir. Sentineller’in Afrika kökenli oldukları ve söz konusu adada 50.000 yıldan daha uzun bir süredir yaşadıkları düşünülmektedir. Buna rağmen bugüne kadar çok az sayıda insan Sentineller ile irtibat kurabilmiştir. Sentineller’in dış dünyaya karşı çok saldırgan olmaları ve korktuklarında adanın geniş ormanlığındaki ağaçlar arasında saklanarak kaybolmaları, bu kabile ile irtibat kurabilmeyi neredeyse imkânsız kılmaktadır. Her ne kadar özerk olan Kuzey Sentinel Adası günümüzde Hindistan’ın yönetimi altında olsa da[2] Hindistan bile Sentineller ile ilgili neredeyse hiçbir bilgiye sahip değildir.

Sentineller ile ilk kez irtibata geçen kişinin Büyük Britanya bahriyesinde görevli subay Maurice Vidal Portman olduğu belirtilmektedir. Maurice Vidal Portman, tam olarak 1880 yılında, ilgisini çeken Sentineller ile irtibat kurabilmek için Kuzey Sentinel Adası’na çıkarak adadan yetişkin ve çocuk birkaç Sentinel’i[3] kaçırmıştır ve onları, üzerinde bir Büyük Britanya hapishanesi olan daha büyük bir adaya götürmüştür. Ancak kaçırılan Sentineller’in yetişkinleri hastalanarak ölünce[4] çocuk Sentineller, Kuzey Sentinel Adası’na geri bırakılmışlardır. Sonuçta yaşadıkları bu deneyim, Sentineller’in dış dünyaya olan öfkesini arttırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Hatta belki bugün Sentineller’in dış dünyaya karşı bu kadar saldırgan olmalarının temelinde yaşadıkları bu deneyim yatmaktadır. Zaten Maurice Vidal Portman da daha sonradan bu eyleminin bir hata olduğunu ve başarısızlıkla sonuçlandığını kabul etmiştir.

Günümüzde hâlâ dış dünyadan kopuk bir hayat yaşamakta olan Sentineller hakkında bilinen en kesin gerçek, bu kabilenin dış dünyaya karşı çok saldırgan olduğudur. Bu saldırganlıklarına rağmen 1991 yılında T.N. Pandit adlı bir Hint antropolog ve ekibi, Sentineller’e Hindistan cevizi verirken onlar ile iletişim kurabilmişlerdir ve Sentineller’in bilinen ilk videosunu çekmeyi başarmışlardır.[5] Bu anın, Sentineller’in dış dünya ile en çok yakınlaştıkları an olduğu belirtilmektedir. İşte söz konusu görüntüler[6]:

Hindistan’ın 1967 yılında başlattığı Kuzey Sentinel Adası’nı (ve etraftaki bazı başka adaları) keşif projesini 1996 yılında durdurmasıyla Sentineller hakkında daha fazla bilgi edinilememiştir. Ayrıca günümüzde Kuzey Sentinel Adası açıklarına 5 kilometreden fazla yaklaşmanın Hindistan tarafından yasaklanması ve Sentineller’in adaya girmeye çalışanları oklayarak kovmaları, bu ada halkı hakkında daha fazla bilgi edinebilmeyi neredeyse imkânsız kılmaktadır.

Sentineller’in kendilerini ne olarak adlandırdıkları, nasıl yaşadıkları, hangi dili konuştukları, inançları, v.b. konularda hiçbir şey bilinmemektedir. Ancak Sentineller’in, basit bir biçimde, dış dünya ile irtibat kurmak istemedikleri için dış dünya ile irtibat kurmadıkları söylenmektedir. 1991 yılında Sentineller ile iletişime geçip onların videosunun çekilmesini sağlayan T.N. Pandit de zaten “Sentineller’in yalnızca rahat bırakılmayı istediklerini” belirtmiştir. Bu nedenle söz konusu özerk toplumu rahat bırakmak, şu anda yapılabilecek en mantıklı şeymiş gibi görünmektedir. Sentineller zaten istedikleri zaman dış dünya ile irtibat kuracaklardır.

 

[1] Kuzey Sentinel Adası üzerinde toplam 150-200 Sentinel yaşadığı tahmin edilmektedir.

[2] Kuzey Sentinel Adası, kıta Hindistan’ına yaklaşık 1.000 kilometre uzaklıktadır.

[3] Maurice Vidal Portman’ın tam olarak altı Sentinel’i kaçırdığı belirtilmektedir.

[4] Sentineller’in dış dünyadan kopuk yaşamaları bağışıklık sistemlerinin tüm dünyada yaygın olan bazı hastalıklara karşı zayıf olmasına neden olmuştur. Yetişkinlerin hastalanarak ölmelerinin temel nedeninin bu olduğu düşünülmektedir

[5] Ancak T.N. Pandit ve ekibinin adaya çıkmasına Sentineller’in izin vermediği belirtilmektedir.

[6] Görüntülerde bir Sentinel’in omzunda bulunan çapa benzeri kesici metal aletin ve benzerlerinin, Sentineller tarafından, adaya vuran metal parçalarına şekil verilerek yapıldığı düşünülmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.