Kovid-19 Krizinde Çevresel İyileşme Yanılgısı ve Daha da Fakirleşen Düşük Gelirli Kesim

Doğa, sokağa çıkma yasaklarından dolayı evlerine kapanan insanların önceden işgal ettikleri pek çok alanı hiç zaman kaybetmeden doldurmaya başlamıştır.[1] Bunun sonucunda Galler’de şehir merkezlerinde keçi, İspanya’da ise şehir merkezlerinde yaban domuzu görmek günümüzde mümkün hâle gelmiştir:

Kovid-19 sıhhi krizi kaynaklı sokağa çıkma yasakları sayesinde tüm dünyada doğanın daha az zarar gördüğü doğrudur. Karbondioksit salınımı ve enerji tüketimi ile ilgili sahip olunan veriler de doğanın daha az zarara maruz kaldığını destekler niteliktedir. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre 2020 yılının ilk çeyreğinde küresel enerji talebi, 2019 yılının ilk çeyreğine oranla %3,8 azalmıştır. Bu enerji miktarı, 150 milyon ton petrole denk gelmektedir. Bu nedenle Uluslararası Enerji Ajansı, 2020 yılındaki toplam karbondioksit salınımının, 2019 yılındaki toplam salınımdan yaklaşık %8 daha az olacağını tahmin etmektedir.

Ancak bu azalma, atmosfere hiç karbondioksit salınmadığı anlamına gelmemektedir ve bu nedenle atmosferdeki karbondioksit miktarı artmaya devam etmektedir. Yapılan araştırmalara göre 2020 yılında, 2019 yılına kıyasla %0,68 oranında artacağı tahmin edilen atmosferdeki karbondioksit miktarı, sokağa çıkma yasakları sayesinde yalnızca %0,08 gerileyerek %0,60 artacaktır. Bu duruma örnek olarak musluğu kapatılmamış ancak kısılmış olan bir küvet verilmektedir. Küvetin atmosfer, musluktan akan suyun ise karbondioksit olduğu düşünülürse, her ne kadar musluk kısılmış olsa da bu musluktan damlayan su, küveti doldurmaya devam edecektir. Küveti doldurmayı sonlandırmanın tek yolu ise musluğu tamamen kapatmaktır. Bu nedenle, doğanın iyileştiğinin söylenebilmesi için henüz çok erkendir ve bu türden bir tespit insanları yanıltmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Ayrıca, karbondioksit salınım miktarındaki söz konusu azalış Kovid-19 krizi sayesindedir. Ancak yine Kovid-19 krizi yüzünden, zamanından önce hayatını kaybeden insanlara bir de tüm dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılar ve pek çok insanın işsizliği eklenmiştir. Tayland’da sokak satıcıları ve triportör şoförleri, turizmin bu sene çok ciddi yara almasından dolayı işsiz kalarak ekonomik açıdan çok olumsuz etkilenmişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) de durum farklı değildir. Ülkede Mart 2020’de %4,4 olan işsizlik oranı Nisan 2020’de %14,7’ye fırlamıştır. Ayrıca Şubat ayından bu yana, yıllık geliri 40.000 doların altında olan düşük gelirli hanelerin %40’ında en azından bir kişinin işini kaybettiği belirtilmektedir. Bu nedenle hem Tayland’da hem de ABD’de Kovid-19 kaynaklı ekonomik kriz en çok, düşük gelirli kesimi olumsuz etkilemiştir. Söz konusu sıhhi kriz, gelir dağılımı eşitsizliğini daha da belirgin kılarak zengin-fakir ekonomik farkının daha da açılmasına neden olmuştur.

Hâl böyle olunca, geçici çevresel iyileşmenin yanılsamasına kapılmamak ve insanları sıhhi ve ekonomik açılardan aşırı derecede olumsuz etkilemiş olan Kovid-19 krizinden mutluluk duymamak gerekmektedir. Günümüzdeki ciddi çevresel sorunların çözülebilmesi ve çevre ile ekonomik büyümenin barıştırılabilmesi (sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi) yaşanan veya yaşanabilecek salgınların değil hükümetlerin elindedir. Endüstriyel üretimde ve hanelerde tüketilen enerji kaynaklarının kökten değiştirilmesi ve yapılan değişiklikler sayesinde ortaya çıkacak olan yeni sektörlerde, insanlara eğitim verilerek, kalıcı istihdam sağlanması hem çevreyi hem de parasızlıkla boğuşan insanları sevindirecektir. Bu konuda hükümetlerin bir şeyler yapıp yapmayacağı ve hem doğayı hem de insanların ceplerini sevindirip sevindirmeyeceği ise zamanla görülecektir.


[1] Ancak, turistler tarafından beslenmeye alışmış olan Tayland’ın Lopburi şehrindeki makaklar ve Japonya’nın Nara şehrindeki Nara Parkı’nda bulunan geyikler, bu kez turist yokluğunda aç kalmışlardır. Ayrıca, şehre inen yabani hayvanlar her zaman boş alan bulunduğundan dolayı değil, bazen yemek bulabilmek amacıyla bu tercihi yapmaktadırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir