İnsanın Uzun Mesafe Koşabilme Yetisi

Her yaştan ve meslek grubundan insanın 42.195 metre uzunluğundaki maratonları ve (genellikle iki günde koşulan) 100 kilometreden daha uzun ultra-trail koşularını tamamlayabilmeleri bize, insanın uzun mesafe[1] koşabilme yetisinin gerçekten de ne kadar etkileyici olduğunu göstermektedir.

Aslında insanlar, primatlar arasındaki en iyi uzun mesafe koşucularıdır. Memeliler arasında ise insanlara bu konuda rakip olabilecek tür sayısı çok azdır. Bu uzun mesafe koşabilme yetisini insan, evrimleşme sürecinde geliştirmiştir ve bu yeti, insan türünün devamlılığında hayati bir rol oynamıştır. Şimdi kısaca, atalarımızdan bize miras kalan bu uzun mesafe koşabilme yetisinden bahsedelim.

Primatlarda, Memelilerde ve İnsanlarda Uzun Mesafe Koşusu

Primatlar ağaca tırmanabilmek amacıyla büyük eller ve ayaklar, kısa ön ayaklar v.b. uzuvlar geliştirmişlerdir. Ancak, tırmanmaya yarayan bu uzuvlar, primatların iyi birer koşucu olmalarını engellemiştir. Bu uzuvların yanı sıra primatların genellikle orman florasını yaşam alanı olarak seçmeleri de koşabilecek geniş alan bulma olanaklarını kısıtlayarak koşma yetilerini geliştirebilmelerini engellemiştir.

Genel olarak memelilere bakıldığında ise aslında, gerek avlama gerekse avcıdan kaçma amacıyla olsun, memelilerin bir kısmının kısa mesafe koşma konusunda insandan çok daha üstün olduğu belirtilebilir. İnsan, iki ayağı üzerinde koşan bir memeli olduğundan, kısa mesafede, dört ayak üzerinde koşan bazı memelilere oranla çok yavaş kalmaktadır.

Araştırmalara göre insanın depar atma hızı saniyede en fazla 10 metredir ve bu hız, insan ile aynı vücut ağırlığına sahip diğer memelilerin depar hızı ile kıyaslandığında, çok aşağıda kalmaktadır. Ancak insan, saniyede 4 ile 6,5 metre arasında değişen uzun mesafe koşu hızıyla, diğer tüm memelilerin (vücut kütlesi ne olursa olsun) yürüme-depar atma arası hızlarını geçebilmektedir. Yani insan, uzun mesafe koşu yarışlarında tüm memelileri geçebilecek kapasiteye sahiptir.

İnsanların uzun mesafe koşularında tüm memelileri geçebilecek olması, ilk bakışta, yalanmış gibi görünebilir. Ancak, 1980 yılından beri her yıl Galler’de düzenlenen “İnsan Ata Karşı Maratonu (Man v. Horse Marathon)” adlı 35 kilometre koşu yarışlarında insanlar, atları şimdiye dek üç kez yenmeyi başarmışlardır. Her ne kadar şimdiye dek düzenlenen 39 maratonun yalnızca 3’ünü kazanabilmiş olsalar da, insanların at gibi güçlü ve dayanıklı bir binek hayvanına karşı olan bu yarışı birden fazla kez kazanabilmiş olmaları, aslında bize insanların ne kadar iddialı uzun mesafe koşucuları olduklarını göstermektedir.

Ancak insanların hangi özellikleri onları uzun mesafe koşularında bu derece iddialı kılmıştır?

İnsanlarda Uzun Mesafe Koşu Yetisinin Nedenleri

İnsanların uzun mesafeyi diğer memelilere göre daha iyi koşabilmelerinin temelde üç nedeni vardır. Bunlar insanın terleme yetisi, enerjisini koşarken verimli kullanabilmesi ve koşarken dengesini sağlayabilmesidir.

Koşarken çoğu memelinin yüzleştiği en büyük sorunlardan biri vücut ısısının dengelenmesidir. Çünkü koşarken kara memelilerinin vücutlarının, yürümeye oranla, 10 kat daha fazla ısındığı belirtilmektedir. Köpek ve at benzeri memeliler her ne kadar uzun mesafeleri yürüyerek katedebilseler de aynı mesafeyi koştuklarında, vücutları aşırı ısındıklarından dolayı, bir süre sonra durmak zorunda kalmaktadırlar. Eğer durmazlarsa sonuçları ölümcül olabilir. Bu nedenle, söz konusu memelilerin uzun mesafeleri rahat koşabilmeleri için, hava sıcaklığının düşük olması gerekmektedir.

Bu da bizi insanların ilk mükemmel özelliği olan “terleme” özelliğine götürmektedir. Diğer memelilerin aksine uzun mesafe çorak ve sıcak alanları koşarak geçebilen insan, bunu yapabilmesini, aşırı ısınmasını engelleyen terleme yetisine borçludur. Evrimi süresince vücut kıllarından kurtularak vücudunda ter gözenekleri sayısını arttıran insan aslında “terleme uzmanı” olarak kabul edilmektedir. Pek çok diğer memeli, insanların aksine, terleme yerine nefes alıp verme yöntemi ile vücut sıcaklıklarını dengelemeye çalışmaktadırlar.

İnsanlarda uzun mesafe koşu yetisinin bu derece iyi olmasının ikinci bir nedeni, koşu esnasında insanların enerjilerini verimli bir biçimde kullanabilmeleridir. Öncelikle, insan koşmaya başlayıp vücudunu öne doğru eğdiğinde vücudun ağırlık merkezi öne kaymaktadır ve böylece koşma esnasında insan vücudu devamlı olarak öne itilmektedir. Bu öne itilme olayı, aşil tendonu ve iliotibial bant gibi vücudumuzda var olan yayımsı yapılar tarafından desteklenerek, insanların çok fazla enerji harcamadan devamlı olarak koşabilmelerini sağlamaktadır.

Son olarak, insanların koşarken dengede kalabilmeleri insanların uzun mesafe koşularında kendilerine yardımcı olmaktadır. İnsanda bulunan geniş gluteus maximus kaslarının koşarken kasılması, insanların ince bir bele, geniş omuzlara ve bacak hareketleri ile kol hareketlerini karşılayabilen esnek bir göğüs kafesine sahip olmaları bu dengeleme işini desteklemektedir. Aynı zamanda Latincede ligamentum nuchae adı verilen ve ensede bulunan zar sayesinde insanlar kafalarını dik ve dengede tutabilerek hem gittikleri yeri görebilmektedirler hem de kafalarının koşma esnasında aşırı fazla sallanmasını engelleyebilmektedirler.

Kısacası insanlar memeliler arasında uzun mesafe koşu şampiyonları olarak kabul edilebilirler. Ancak uzun mesafe koşmak ciddi derecede antrenman ve tecrübe isteyen bir iştir. Bu nedenle, antrenmansız ve tecrübesiz iken, uzun mesafe koşmaya çalışmanın tehlikeli sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.

Bu yazıdaki çoğu bilgiye ve daha fazlasına buraya tıklayarak İngilizce dilinde ulaşabilirsiniz.

 

[1] Bu yazıdaki “uzun mesafe koşusu” kavramı, 5 kilometreden daha uzun olan koşuları anlatmak için kullanılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.