Ingres: 1. Napolyon İmparatorluk Tahtında

Jean-Auguste-Dominique Ingres’ın[1] (1780-1867) “1. Napolyon İmparatorluk Tahtında (Fransızcada Napoléon 1er sur le trône impérial)” adlı tablosu, sanatçının yaptığı ikinci Napolyon Bonapart tablosudur.[2] En bilinen 1. Napolyon tablolarından olan söz konusu eseri Ingres, 1806 yılında, 26 yaşındayken gerçekleştirmiştir. Bu dev tablonun yüksekliği 259 santimetredir, genişliği ise 162 santimetredir:

Jean-Auguste-Dominique Ingres’ın “1. Napolyon İmparatorluk Tahtında” adlı tablosu.

Tabloda Napolyon, imparatorluk tahtında oturmaktadır ve direkt karşıdan, duygusuz bir yüz ifadesiyle bakmaktadır. Napolyon’un tahtı yerden bir basamak yüksektedir. Bu nedenle Napolyon, tabloya bakan kişiye âdeta yukarıdan bakmaktadır. Bu durum, Napolyon’a “büyüklük” katarak tabloya bakan kişiyi Napolyon karşısında önemsizleştirmektedir ve küçültmektedir.

Söz konusu eserde, Napolyon’un büyüklüğünü kutsallaştıran, hatta tanrısallaştıran bazı detaylar mevcuttur. Öncelikle, tablolarda bu şekilde direkt karşıdan tasvir, özellikle Orta Çağ’da, kutsal ve tanrısal figürler için kullanılmıştır. Bu kapsamda, Ingres’ın tablosunda Napolyon, örneğin, Jan van Eyck ve Hubert van Eyck tarafından 15. yüzyılda gerçekleştirilmiş olan bir tablo serisindeki tanrı tasvirine çok benzemektedir. Söz konusu tabloda tanrının, karşıdan bakmasının yanı sıra yanındakilerden bir basamak yüksekte olması da tanrı figürü ile Napolyon’u benzer kılmaktadır:

Jan van Eyck ve Hubert van Eyck tarafından 15. yüzyılda gerçekleştirilmiş olan bir tablo serisindeki tanrı figürü.

Tabloda yine aynı türden detaylara rastlanmaktadır. Napolyon’un bol kıyafeti, vücut hatlarını saklamaktadır ve bu kişinin insanlığını unutturmaktadır. Buna ek olarak tahtın sırt kısmı, Napolyon’un kafasının üzerinde hale şekline bürünmektedir. Unutulmamalıdır ki hale, tablolarda Hz. İsa’nın, Hz. Meryem’in ve azizlerin tasvirinde kullanılan bir semboldür. Ayrıca, Napolyon’un tablodaki duruşu ve sunuluşu, Ingres’ın bu tablodan 5 yıl sonra, 1811 yılında, yapımını tamamladığı “Jüpiter ve Thetis (Fransızcada Jupiter et Thétis)” adlı tablosunda, Jüpiter’in duruşu ve sunuluşuyla neredeyse aynıdır. Yunan mitolojisindeki Zeus’un Roma mitolojisindeki karşılığı olan Jüpiter, tanrıların kralıdır. Tüm bu detaylar, Napolyon’un tabloda nasıl kutsallaştırıldığını ve tanrısallaştırıldığını kanıtlamaktadır[3]:

Ingres’ın “Jüpiter ve Thetis” adlı tablosu.

Tabloda, ayrıca, Napolyon’un imparatorluğunu ve mutlak kudretini tasvir eden pek çok sembol de bulunmaktadır. Bunlardan ilki, Napolyon’un kafasındaki defne yaprağı tacıdır. Özellikle zaferi simgeleyen söz konusu taç, Roma İmparatorluğu’nda imparatorlar tarafından kullanılmıştır. Ayrıca, Napolyon’un üzerindeki kıyafetin mora çalan kırmızı rengi de imparatorluk rengidir.[4]

Napolyon’un boynundan başlayıp omuzlarının üzerine kadar devam eden kakım postundan beyaz renkli kürkünün üzerinde, Fransa’nın hiyerarşide en yüksek nişanı olan Onur Nişanı Büyük Kolyesi (Fransızcada Grand collier de la Légion d’honneur) dikkat çekmektedir.[5]

Tahtın kolçak kısmında ve yerdeki halıda göze çarpan kartal ise Roma Lejyonu’nun simgesidir. Napolyon, Birinci İmparatorluk Arması’nın merkezinde bu kartalı kullanarak kendisini Roma İmparatorluğu imparatorlarına yakınlaştırmıştır. Napolyon’un kıyafeti üzerinde bulunan arı motifleri de Birinci İmparatorluk Arması üzerinde bulunmaktadır. Arı, 5. yüzyıldan 8. yüzyılın ortasına kadar bugünkü Fransa’nın ve Belçika’nın büyük bir kısmını yönetmiş olan bir Fransız hanedanlığının amblemidir. Aslında arı, bu nedenle, Fransız hükümdarlarının bilinen en eski amblemidir.[6]

Birinci İmparatorluk Arması.

Napolyon’un sağ elinde 5. Şarl’ın (1338-1380) kullanmış olduğu ve üzerinde, tahtında oturan Şarlman bulunan asa da Napolyon’un idaresinin ve imparatorluğunun meşruiyetinin sembolüdür. Napolyon’un sol elinde ise Aziz Louis’nin Asası olarak da bilinen Adaletin Eli Asası bulunmaktadır.[7] Napolyon’un sol kolunun altında bulunan kılıcın da yine Batı Roma imparatorlarını hatırlattığı belirtilmektedir.

Söz konusu tablonun her parçası mesajlardan ve sembollerden oluşmaktadır. Örneğin, üzerinde kartal motifi bulunan halının kenar kısımlarına burç sembolleri yerleştirilmiştir. Bu burç sembollerinden başak burcu, Rönesans sanatçısı Raffaello Sanzio’nun bir tablosundan esinlenerek resmedilmiştir. Ingres, Raffaello hayranı olduğundan aslında sanatçı, idolüne bu tablosundaki söz konusu referans ile saygısını sunmuştur.[8]

Fransa’nın ilk imparatoru olmayı başaran 1. Napolyon’un Ingres tarafından yapılmış olan söz konusu tablosu, daha önceki Fransız hükümdarlarının tablolarına benzememektedir. Napolyon’un kudretinin abartıldığı söz konusu tablo, propaganda amacı taşıyan bir eser olarak kabul edilmiştir ve bu nedenle, tabloyu görenler tarafından tepki çekmiştir.[9] Söz konusu tabloda her bileşenin sembolleştirilmesi, Napolyon’u da sembolleştirmiştir ve soyutlaştırmıştır. Öyle ki Napolyon, tabloda bir hükümdar olmaktan çok mutlak gücün genel bir temsili hâline gelmiştir.

Tablo, 26 Ağustos 1806 tarihinde dönemin yasama organı tarafından satın alınarak dönemin meclis başkanının karşılama odasına yerleştirilmiştir. Bugün ise Fransa’da, Paris’te bulunan Askeriye Müzesi’nde (Fransızcada le musée de l’Armée) sergilenmektedir. Ingres’ın tablosu, teknik açıdan kusursuz olmasına rağmen yapıldığı dönemde ve bugün bile pek çok kişi tarafından “tuhaf” bulunmuştur ve bulunmaktadır.


[1] Fransızcadaki “Ingres” soyadı “angr” olarak telaffuz edilmektedir.

[2] Sanatçının 1804 yılında gerçekleştirdiği ilk Napolyon Bonapart tablosuna buraya tıklanarak ulaşılabilir.

[3] Tüm bunlara ek olarak, Napolyon’un tabloda ayağını üzerine koyduğu minderdeki Jüpiter yıldırımları da Napolyon’u Jüpiter ile eş değer kılmaktadır.

[4] Söz konusu renk, Fransızcada “pourpre” olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu kıyafet ise, Napolyon Bonapart’ın 2 Aralık 1804 tarihinde Notre Dame de Paris Katedrali’nde gerçekleştirilmiş olan taç giyme töreninde kullandığı kıyafetidir.

[5] Söz konusu nişan, Napolyon Bonapart’ın kendisi tarafından icat edilmiştir.

[6] Napolyon Bonapart’ın mezarında metal arılara rastlanmıştır. Fransız hükümdarlarının en eski amblemi olmanın yanı sıra arı, ölümsüzlüğün ve yeniden doğuşun sembolüdür.

[7] Bu elin normalde bir sağ el olduğu söylenmektedir. Ancak Fransız Devrimi esnasında kaybolan bu elin yerine, Napolyon’un emri üzerine, yeni bir tane yapılmıştır. Bu yeni yapılan el ise bir sol eldir.

[8] Ayrıca, mason olduğu düşünülen veya en azından etrafında pek çok mason olduğu bilinen Napolyon’un tabloda, tahtın sırt kısmında yedi yıldız ve kolçak kısmında küreler ile tasvir edilmesi, hükümdarın masonluğuna yapılmış bir referanstır.

[9] Ingres, tablosunun olumsuz karşılanması üzerine, 1806 yılının sonlarına doğru İtalya’ya gitmiştir ve bir süre Fransa’ya, Paris’e, geri dönmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir