“Glottofobi” Kavramı Ne Demektir?

Yunancada “dil” anlamına gelen “glotta/glossa” kelimesi ile “korku” anlamına gelen “fobos” kelimesinden türemiş olan “glottofobi” kavramı, etimolojik olarak, “bir dile karşı duyulan korku, dil korkusu” anlamına gelmektedir. Aslında bir yabancı korkusu (ksenofobi) çeşidi olan glottofobi, kısaca, “bir kişiyi, dile bağlı sebeplerden dolayı (yabancı dil kullanımı, aksan v.b.) dışlamak, küçümsemek ve/veya ayrımcılığa maruz bırakmak” anlamına gelmektedir.

Dil, sosyaldir ve politiktir. Bu nedenle yalnızca lengüistiğin (dil biliminin) konusu olması da mümkün değildir. Canlı bir varlık olan dil vasıtasıyla aktarımda bulunan bir kişinin kimliği (coğrafi, kültürel ve sosyal kökenleri) ile ilgili bazı tahminlerde bulunulabilir. Eğer bu tahminler söz konusu kişinin, içinde bulunduğu ortamda dışlanmasına veya ayrımcılığa maruz kalmasına neden oluyor ise bu durum bir glottofobi örneğidir. Daha somut bir örnek ile açıklanması gerekir ise, bir dil öğretmeninin öğreteceği dili mükemmel bir biçimde bilmesine rağmen, (kendisinin yabancı bir ülkeden, başka bir bölgeden veya banliyöden geliyor olmasından dolayı) bu dilde aksanlı konuşuyor diye bir iş başvurusundan red alması, bu öğretmenin dil temelli bir ayrımcılığa, yani glottofobiye, maruz kaldığının göstergesidir.

Glottofobi ile savaşabilmenin tek yolu, bir kişiyi konuşma şekliyle veya aksanıyla değil kişiliğiyle, bilgisiyle ve aktiviteleri ile değerlendirmektir. Bu konuda bir şeyler yapmak isteyen her birey bu doğrultuda hareket ederek küçük çaplı da olsa sosyal gelişime katkıda bulunabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir