Arap Müzik Dünyasının Divalarından “Cezayirli Verda”

1939 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te doğan ve 2012 yılında Mısır’ın başkenti Kahire’de, gerçirdiği bir kalp krizinden dolayı, hayatını kaybeden Cezayirli Verda (Warda Al-Jazairia), Ümmü Gülsüm ve Feyruz ile birlikte Arap müzik dünyasının divalarından birisi olarak kabul edilmektedir. Arapçada “verda” kelimesi “gül” anlamına geldiğinden, kendisine “Cezayir verdası”, yani “Cezayir gülü” de denmektedir. Belki de Lübnanlı bir anneye ve Cezayirli bir babaya sahip olmanın da etkisiyle Verda, hayatı boyunca Pan-Arabist bir vizyona sahip olmuştur.

Verda’nın Hayatının Kısa Bir Özeti

Verda henüz çok küçükken ailesi Paris’te “Le Tam-Tam” (“Tam” kelimesinin inisiyalleri Fransızcada Tunus’u, Cezayir’i ve Fas’ı (Tunisie, Algérie, Maroc) temsil etmektedir) adında bir Doğu (oryantal) kabaresi işletmektedir. Bu nedenle Verda müzikle henüz çok küçük yaşta tanışır ve daha 11 yaşındayken kariyerine ailesinin kabaresinde şarkılar söyleyerek başlar. Kariyerine ilk başladığında babası küçük kızının şarkı söylemesine pek de sıcak bakmamaktadır. Ancak o da zamanla bu duruma alışarak bu durumu kabul eder.

Verda kariyerinin ilk yıllarında Le Tam Tam’da özellikle Arapça şarkılar söyleyerek Arap dünyasını ve Arap müzik kültürünü, tuhaf bir biçimde, Paris’te öğrenmiştir. Ancak Verda’nın Paris macerası kendisi 15 yaşında iken son bulur. 1954-1962 yıllarında Cezayir ile Fransa’yı karşı karşıya getiren Cezayir’in bağımsızlık savaşının başladığı dönemde Verda’nın ailesini zor günler beklemektedir.

Verda’nın ailesinin sahip olduğu Le Tam Tam adlı kabare, Cezayir’in bağımsızlığı için çalışmalar yapan Demokratik Özgürlüklerin Zaferi Hareketi’nin (Le Mouvement pour le triomphe des libertés démocratiques (MTLD)) Paris’teki merkezinin hemen yanındadır. Bu nedenle de Fransız polisi, kabarenin MTLD ile ilişkisi olduğunu düşünerek, sürekli düzenlediği operasyonlarla ve çatkapı gelişleriyle kabareyi baskılar. Bu baskılar üzerine Verda ve ailesi artık yaşanamaz hâle gelen Paris hayatını bırakmak zorunda kalırlar. Verda, kız kardeşi ve kız kardeşinin çocuklarıyla birlikte annesinin memleketi olan Lübnan’a gider. Böylece aileden ilk olarak Verda ve kız kardeşi Paris’i terk etmek zorunda kalırlar.

Verda, Lübnan’a, Lübnanlıların kendisini bir Lübnanlı gibi görememesinin de etkisiyle, kolayca adapte olamaz. Zaten Verda da kendisini bir Cezayirli gibi görmektedir. Ancak, her ne kadar Lübnan’a adapte olamasa da Verda, Lübnan’da “Cemile” (Djamila) adlı parçasını çıkarır ve bu parçası sayesinde yalnızca Lübnan’da değil, Mısır’da da adı bilinmeye başlar.

Cemile adlı parçasının kendisine Mısır’da kazandırdığı ün sayesinde Verda, Mısır’da ilk filmini çekmek için bir kontrat imzalar. Aynı zamanda Mısır’da radyo ile de orada çalışmak için anlaşır. Bunun üzerine Verda, Lübnan’ı terk edip Mısır’a yerleşir. 18 yaşında Mısır’a gelen Verda, buraya Lübnan’dan daha kolay adapte olacaktır. Ancak Mısır’da da karşısına iki sorun çıkar. Bunlardan biri Mısır Arapçasını (kendi tabiriyle “Mısırca”) bir filmde oynayabilecek kadar kusursuz konuşamamasıdır, diğeri ise her ne kadar Arapça konuşmayı bilse de yazmayı bilmemesidir. Bu nedenle Mısır’dayken Verda, bir yandan Arapça yazma dersleri, bir yandan da Mısır Arapçası diksiyon dersleri alır. Kendisi Mısır’da iken özellikle Muhammet Abdülvahap’ın şarkılarını söyleyerek ününe ün katacaktır.

1962 yılında Cezayir bağımsızlığını kazanınca aynı tarihte Verda ve ailesi buraya taşınırlar. Cezayir’e taşınmak ve orada yaşamak Verda’nın çocukluğundan beri istediği bir şeydir ve kendisi kocası ile Cezayir’de, yine 1962 yılında, tanışıp evlenir. Kocası kendisinden şarkı söylemeyi bırakmasını istediğinden ve kendisi de artık şarkı söylemekten yorulduğundan Verda 9 yıl boyunca şarkı söylemeyi bırakacaktır. Verda’nın kocasından iki çocuğu olur ve artık 9 yıl boyunca kendisini çocuklarına ve ailesine adar.

Bir gün Verda ve kocası dönemin Cezayir cumhurbaşkanı ile karşılaşırlar ve cumhurbaşkanı Verda’yı tanıyarak kendisinin Cezayir’in bağımsızlığının 10. yılında bağımsızlığın 10. yılı onuruna sahnede yer almasını ister. Bu durum her ne kadar kendisinin şarkı söylemesini istemeyen kocası ile arasında tartışmalara yol açsa da Verda sahneye tekrar çıkma kararı alır. Cezayir’in bağımsızlığının 10. yılında tekrar sahneye çıkan Verda, sahneyi ne kadar çok sevdiğini ve  özlediğini anlar, böylece sahneye çıkmaya devam etme kararı alır.

Bunun üzerine çocuklarının babası ile 1972 yılında boşanırlar ve aynı yıl Verda tek başına Mısır’a döner. Burada kariyerinin zirvesine çıkar ve birbirinden ünlü şarkılar besteleyerek birbirinden ünlü filmlerde oynar. Aynı zamanda burada tanıştığı bir besteci ile evlenmesi de kariyerindeki bu yükselişte etkili olacaktır. Ancak bu ikinci eşiyle de evlendikten 7 yıl sonra boşanırlar. İşte bu dönemde Verda, tam olarak 1979 yılında, Fransa’nın başkenti Paris’te Olympia’da sahneye çıkacaktır. Artık tam anlamıyla uluslararası bir sanatçıdır.

Müzik kariyerine birkaç kez ara vermesine rağmen Verda, 1990’lı yıllarda da tanınan ve ünlü bir sanatçı olarak kariyerine devam edecektir. Ancak daha sonraki yıllarında yaşadığı sağlık sorunlarından dolayı sahneleri bırakmak zorunda kalacaktır. Verda, ömrünün sonuna kadar Mısır’da yaşayıp 2012 yılında Mısır’ın başkenti Kahire’de hayatını kaybeder.

Özellikle aşk şarkıları ve Cezayir adına yaptığı vatanperver şarkıları ile bilinen Verda’nın albümleri günümüze kadar onlarca milyon satmıştır ve kendisi bugün tüm Arap dünyası tarafından tanınmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir