Amerika Birleşik Devletleri’nde Covid-19 Krizi Afrika Kökenli Amerikalıları Daha Fazla Etkiliyor

Covid-19 salgınının yeni merkez üssü hâline gelen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) sınırları içerisinde vaka sayısı 500 bine yaklaşırken, hayatını kaybeden insan sayısı da 20 bine yaklaşmaktadır. Büyümeye devam eden bu sıhhi kriz, ülke genelinde Afrika kökenli Amerikalıları (Afrikalı-Amerikalılar), ekonomik gelirleri daha düşük olduğundan dolayı, daha kötü etkilemektedir.

ABD’de Afrikalı-Amerikalılar hem virüse daha kolay yakalanmaktadırlar hem de bu kesimden virüse yakalananlar, virüsten dolayı hayatlarını daha kolay kaybetmektedirler. Bu nedenle ABD’de Covid-19 salgını ile ilgili olarak, Afrikalı-Amerikalılar için ortaya korkutucu veriler çıkmaktadır:

  • Louisiana eyaletinde Afrikalı-Amerikalılar toplam nüfusun yalnızca %33’ünü oluştururken, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlar içerisinde bunların oranı %70’tir.
  • Alabama eyaletinde Afrikalı-Amerikalılar toplam nüfusun yalnızca %27’sini oluştururken, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlar içerisinde bunların oranı %44’tür.
  • Michigan eyaletinde Afrikalı-Amerikalılar toplam nüfusun yalnızca %13’ünü oluştururken, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlar içerisinde bunların oranı %40’tır.
  • Şikago şehrinde Afrikalı-Amerikalılar toplam nüfusun yalnızca %30’unu oluştururken, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden tüm vatandaşlar içerisinde bunların oranı %72’dir.

Ancak, bu orantısız bulaşma hızının ve ölüm sayısının nedeni nedir?

Öncelikle Afrikalı-Amerikalılar, genellikle insan ile yakın kontak veya fiziksel güç gerektiren sektörlerde çalıştıklarından dolayı bu işlerine evden devam edememektedirler. Ayrıca düşük gelirli olduklarından dolayı, ulaşım ihtiyaçlarını toplu taşımayla gidermek zorunda kalmaktadırlar. Bunlara ek olarak Afrikalı-Amerikalılar kırsal alanda müstakil evlerden çok şehirlerde apartman dairelerinde yaşamaktadırlar ve tüm bu nedenlerden dolayı insanlarla fiziksel yakınlıktan ve temastan kaçınamamaktadırlar. Bu da virüsün söz konusu nüfus içerisinde daha hızlı yayılmasına neden olmaktadır.

Bir sonraki aşamaya gelindiğinde ise genellikle kötü beslenen, kötü hayat koşullarında yaşayan[1] ve sağlık sigortası[2] bulunmadığından dolayı sağlık sisteminden faydalanamayan (ve faydalanamamış olan) bu kesimde, Covid-19’a yakalandıktan sonra insanların ölüm riskini arttıran hastalıklara (kalp, damar ve solunum rahatsızlıkları, diyabet, obezite, v.b.) maalesef daha sık rastlanmaktadır. Ayrıca Afrikalı-Amerikalı vatandaşların yaşadıkları bölgelerde bulunan hastanelerin daha düşük kaliteli hizmet sunduğu da belirtilmektedir. Bu nedenle ABD’de bu kesimin üyeleri hem hastalığa daha kolay yakalanmaktadırlar hem de hastalığa yakalandıktan sonra hayatlarını daha kolay kaybetmektedirler.

Sonuç olarak Covid-19, ABD’de Afrikalı-Amerikalı nüfusu daha fazla etkilemektedir. Bu konuyla ilgili daha detaylı araştırmalar belki de Covid-19 salgını durulduktan sonra ülke genelinde gerçekleştirilecektir. Ancak Amerikan halkı, Demokratik Parti seçimlerinde, bu türden eşitsizlikleri düzeltmeye çalışacağını defalarca belirtmiş olan ve her zaman düşük gelirli kesimin arkasında duran Bernie Sanders yerine Joe Biden’ı seçip Donald Trump’ın karşısına rakip olarak koyarak bu türden sosyal eşitsizliklerden aslında çok da memnuniyetsiz olmadığını göstermiştir.


[1] Düşük gelirli Afrikalı-Amerikalıların ısınmalarını sağlayacak bir ısıtma sistemine veya rahatça yıkanıp temizlenmelerini sağlayacak sıcak suya ulaşımda bile bazen sıkıntı çektikleri bilinmektedir.

[2] Amerika Birleşik Devletleri’nde sağlık sigortasından faydalanan beyaz nüfus, sağlık sigortasından faydalanan Afrikalı-Amerikalı nüfusun iki katıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.